|
|
Ana Sayfa
Gerekçe
Ülkenin,
bir yandan devleti topluma ve bireye karşı koruma esasına dayalı
bir otoriter zihniyet, diğer yandan da toplumu tek biçimli ve değerli
bir “birlik-bütünlük” olarak gören dinsel ya da etnik özcülüğün
tahakkümcü zihniyeti arasına sıkıştığı zamanlarda demokratik
ve özgürlükçü bir anayasa talebi tam da bu sıkıştırılmışlığı
aşmanın politik zemini olarak sunulabilir. Çünkü, demokratik bir
toplumsallık önündeki bu iki temel engeli ortadan kaldırmanın yolu,
söz konusu zihniyetlerle mücadeleyi mümkün kılacak şekilde hak
ve özgürlükler alanını genişletmekten geçer.
Demokratik
toplumsallığı tesis etme yönündeki bir politikanın temel mücadele
alanlarından biri olarak sunulabilecek olan bu yeni, demokratik ve
özgürlükçü bir anayasa talebi, öyleyse, hem bir daha asla darbelere
izin vermeyecek şekilde bir geçmişle hesaplaşma ve geleceği kurma
iradesinin hem de her türlü özcülüğü toplumsal ilişkilerden
bertaraf etme mücadelesinin zemini olmalıdır.
Bu
toplumsal gereksinime yanıt arayan ve anayasa yapma ediminin esasını
yurttaşlar arası müzakere süreçlerinin oluşturduğunu, dolayısıyla
da bir anayasanın niteliğini belirleyen şeyin aslında onun yapılma
biçimi olduğunu düşünen farklı meslek ve görüşlerden kadınlar
ve erkekler, İzmir Yurttaş Meclisi adı altında bir araya gelerek
anayasa yapma sürecine müdahil olmaya karar vermiştir.
Çünkü,
bir anayasa yurttaşlar arasındaki müşterek bağının ifadesiyse,
bu bağ bizzat yurttaşlar arası ilişkiyle kurulmalıdır. Bu ilişki
ise herkesin eşit yetki ve kanaat gücüyle katılabildiği bir yurttaşlar
arası müzakere ortamında oluşur. Yurttaşlar arası bağın ne olacağını
yurttaşlara “dışarıdan” dayatan bir sistemde demokratik bir
toplumsallıktan söz edilemez. Bu nedenle ister “çoğunluğun değer,
ilgi, talep, çıkarları”nı, isterse “devletin yüksek amaç,
değer ve çıkarları”nı gerekçe göstererek, yurttaşlar arası
müzakereyi dışarıdan ve önceden belirlemeye yönelik her türlü
çaba, demokratik bir ortak yaşam kurma iradesinin önünde engel teşkil
edecek, kamusal müzakere alanını ortadan kaldıracak ve yurttaşı
uyruk durumuna düşürecektir.
Bu
anlayıştan yola çıkan İzmir Yurttaş Meclisi için eşitlikçi,
özgürlükçü ve demokratik yeni bir anayasa en azından:
-
Militarist devlet ve toplum düzeni ya da günümüzde bunun yerine
ikame edilen güvenlik rejimi anlayışı zihniyetinden arınmış olmalı;
-Yurttaşlığı,
herkesin etnik kökeni, dinsel inançları, mezhebi, cinsiyeti, cinsel
yönelimi, siyasal görüşleri nedeniyle yada başkaca bir nedenden
dolayı ayrımcılığa uğramaksızın, eşit hak ve sorumluluklar
ile donatılacağı biçimde yeniden tanımlamalı;
-Eşitlik
ilkesini yalnızca “hukuk önünde eşitlik” statüsü olmaktan
kurtarıp, sosyal adalet ve dolayısıyla eşitliğin sağlanması için
çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını güçlendirip güvence
altına almalı, bu yolla toplumda bir ortak adalet ülküsünün paylaşılmasını
sağlamalı;
-Yurttaşı
bir düzen mantığı içinde “uyruk” durumuna düşürmemeli; hak
ve özgürlükleri sınırlandırmamalı ve özgürlük ilkesini, yurttaş
özgürlüğünün kayıtsız şartsız tesisi olarak yapılandırmalı;
-Adalet
ilkesinin, her türlü ayrımcılık ve baskıyı önleyecek, yurttaş
hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak bir biçimde anayasanın
temel ilkesi olarak cisimleşmesi için gereken yargı bağımsızlığını
kayıtsız şartsız sağlamalıdır.
Yurttaşlar
arası müşterek bağıntıyı kurmanın yolu olan kamusal müzakere
ancak her bir yurttaşın bireysel hak ve özgürlüklere eşit biçimde
sahip olmasıyla mümkündür. Temel hak ve özgürlükler, bireyin
her türlü bağıntıdan önce sahip olduğu nitelikler olduğu için,
gerçekte sadece dokunulamaz ve devredilemez değil aynı zamanda varlığı
tartışılamaz ve inkar edilemez özgürlüklerdir. Bu özgürlüklere
sahip olmadığı durumda bireyin toplumsal bir bağlanmanın tarafı,
aktörü olamayacağı açıktır. Bu durumda demokratik bir anayasa,
temel hak ve özgürlükleri tesis eden bir anayasa değil, onları
toplumsal var oluşun ön koşulları olarak sunan bir anayasadır.
Anayasa,
bu temel hak ve özgürlüklerle donatılmış bireyler arası ortak
bağıntıyı ifade eden bir metin olarak, esasında toplumun ortak
adalet duygu ve bilincinin de taşıyıcısı olmalıdır. Bu bakımdan
adalet ilkesi anayasanın “ruh”udur. Adalet ilkesi gereği anayasa
yurttaşlar arası eşitliği bozacak hiçbir kural taşıyamaz. O halde
demokratik bir anayasanın esas niteliklerinden biri, eşitliği bozacak
ve bu eşitliğin gerçekleştirilebilme gücü olarak özgürlüğü
engelleyecek sınırlama ve tanımlar içermemesidir. Anayasanın “herkes”i
bağlayan niteliği, onun herkesin ortaklaşabilir talep ve değerlerini
içermesinden gelir. Toplumun bir kısmı, hatta tek bir birey tarafından
dahi kabul edilemeyecek tanım ve sınırlamalar, anayasayı despotik
ve tahakküm edici bir yapı kılar.
İzmir
Yurttaş Meclisi’nin temel amacı bir anayasa biçimlendirmek değil,
anayasanın içermesi gereken hak ve özgürlükleri ifade etmektir.
Dolayısıyla aşağıdaki metin, bir anayasa taslağı olmaktan çok
anayasanın özgürlükçü ve demokratik bir niteliğe sahip olması
için taşıması gereken asgari unsurları göstermeye çalışan bir metindir.
Başlangıç
- Dünyanın, doğal
ve kültürel mirasın, insanlığın ortak referansı olduğu bilinciyle;
İnsanı ve insan onurunu temel alan, eşitlikçi ve özgürlükçü,
demokratik bu anayasanın kurucu iradesi ve güvencesi yurttaştır.
- Hangi dilsel, etnik,
dinsel, mezhepsel, cinsel yönelim ve cinsiyetten olursa olsun, Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ve ortak yaşama iradesine
sahip olan herkesi yurttaş sayan, ayrımcılığı reddeden, çoğulculuğu
ve çok kültürlülüğü, sosyal adaleti toplumsal barışın ve siyasal
yaşamın esası olarak gören, devleti bu amaç ve ilkeler doğrultusunda
kuran ve yükümlendiren bu Anayasa’yı, Türkiye Cumhuriyeti
yurttaşları özgür iradesi ile yapar ve kabul eder.
A.
Kişi Hak ve Özgürlükleri
Madde
1. İnsan Onuru, Temel Hak ve Özgürlüklerin
Niteliği
- İnsan onuru dokunulmazdır.
- Herkes insan onuruna
sahip olmaktan kaynaklanan dokunulmaz, vazgeçilemez ve devredilemez
temel hak ve özgürlüklere sahiptir.
- Devletin varlık nedeni
ve görevi, insan onurunu korumak, temel hak ve özgürlükleri geliştirmek,
güçlendirmek ve kullanılmasının önündeki tüm engelleri kaldırmak,
insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları
hazırlamaktır.
Madde
2. Eşitlik
- Herkes, cinsiyet,
cinsel yönelim, ırk, renk, dil, din, mezhep, siyasal, diğer kanaatler,
etnik köken, servet, doğum, engellilik ve benzeri nedenlerle ayrımcılığa
tabi tutulmaksızın yasa önünde eşittir.
- Kadın ve erkek eşit
haklara sahiptir. Devlet yaşamın tüm alanlarında fırsat ve uygulama
eşitliğini fiili olarak sağlamak için, ekonomik, sosyal, hukuksal
ve kurumsal gerekli düzenlemeleri yapar.
- Eşitlik ilkesinin
gerçekleşmesini engelleyen durumlarda devlet, bu engelleri kaldırmak
üzere geçici özel önlemler almakla yükümlüdür.
Madde
3. Yaşam Hakkı
- Herkes yaşama hakkına
sahiptir.
- Hiç kimse yaşam
hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz ve ölüm ile cezalandırılamaz.
Madde
4. İşkence ve Kötü Muamele Yasağı
- Hiç kimse işkenceye
veya zalimane, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele veya cezaya
maruz bırakılmaz.
- Hiç kimsenin kendi
rızası olmadan vücut bütünlüğüne dokunulamaz, bilimsel ve tıbbî
deneylere tâbi tutulamaz.
Madde
5. Ayrımcılığa Uğramama Hakkı
- Herkes, ekonomik,
sosyal, kültürel ve kamusal yaşamın herhangi bir alanında
cinsiyet, cinsel yönelim, ırk, renk, dil, din, mezhep, siyasal ve
diğer kanaatler, etnik köken, servet, doğum, engellilik ve benzeri
nedenlere dayalı olarak geliştirilen ve bu Anayasa’da belirtilen
temel hak ve özgürlüklerden yararlanmayı engelleyen, zayıflatan
yada ortadan kaldıran herhangi bir ayrımcılığa karşı korunma
hakkına sahiptir.
- Devlet, yukarıda
sıralanan nedenlere dayalı olarak geliştirilen nefret ve ayrımcılığı
meşru gösteren, teşvik eden her türlü söz, eylem ve örgütlenmeyi
yasaklayan gerekli düzenlemeleri yapar.
Madde
6. Zorla Çalıştırma Yasağı
- Hiç kimse zorla ve
insan onuruna aykırı olarak çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Madde
7. Düşünce ve İfade Özgürlüğü
- Herkes düşünce
inanç ve kanaatlerini, söz, yazı, resim, sembol vb. elverişli tüm
iletişim araçlarını kullanarak tek başına ya da toplu olarak açıklama
ve yayma hakkına sahiptir.
- Bu özgürlük haber
alıp vermeyi, tüm bilgi kaynaklarına ulaşma hakkını da kapsar.
- Savaş propagandası,
şiddet çağrısı, nefret söylemi ile ırkçılık içeren düşünceler
bu özgürlük kapsamına girmez.
Madde
8. Din, İnanç ve Vicdan Özgürlüğü
- Herkes bir dine ve
inanca inanıp inanmama özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, tek başına
veya topluca, alenen veya özel olarak ibadet, öğretim, uygulama ve
ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama ve bunları
değiştirebilme özgürlüğünü de içerir.
- Hiç kimse vicdani
kanaatlerine aykırı olarak silahlı vatan hizmetine zorlanamaz.
Madde
9. Yerleşme ve Seyahat Özgürlüğü
- Herkes yerleşme ve
seyahat özgürlüğüne sahiptir.
Madde
10. Özel Yaşama ve Konuta Dokunulmazlık,
Haberleşmenin Gizliliği
- Hiç kimsenin özel
yaşamına, aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesinin gizliliğine
müdahale edilemez.
- Herkes görünürlük
tercihlerini özgürce yapar.
Madde
11. Kişisel Bilgilerin Korunması
Hakkı
- Herkes, kendisiyle
ilgili kişisel bilgi ve verilerin korunması hakkına sahiptir.
- Bu hak, herkesin kendisi
hakkında toplanmış olan veya kayıtlarda yer alan bilgilere erişme,
bunlarda düzeltme yaptırma ve bu bilgilerin amaçları doğrultusunda
kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de içerir.
- Bu bilgiler, ancak
kişinin açık rızasına dayalı olarak kullanılabilir.
Madde
12. Adil Yargılanma Hakkı
- Herkes, hakları belirlenirken
ya da kendisine bir yükümlülük veya suç yüklendiğinde bağımsız
ve tarafsız mahkemeler tarafından, kendisine yöneltilen iddianın
niteliği ve sebebi hakkında anladığı bir dilde bilgilenmiş olarak,
bizzat veya tayin edeceği bir müdafiin yardımından yararlanarak
kendini savunabileceği biçimde, ayrımcılığa uğramadan, makul
bir süre içersinde, alenen ve adil yargılanma hakkına sahiptir.
- Herkes bilim ve sanatı
hiçbir içerik sınırlamasına uğramaksızın özgürce öğrenme
ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma
yapma hakkına sahiptir.
- Herkesin yaratıcısı
olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi
çıkarlarının korunması hakkı vardır.
Madde
14. Basın Özgürlüğü
- Basın özgürdür
ve sansür edilemez.
- Bu özgürlük, basın
çalışanlarının basın kuruluşları karşısında korunmasını
da güvence altına alır.
Madde
15. Örgütlenme Özgürlüğü
- Herkes önceden izin
almaksızın, kendi menfaatlerini korumak amacıyla başkalarıyla bir
araya gelerek örgütlenme özgürlüğüne sahiptir.
- Bu madde silahlı
kuvvetler ve polis teşkilatı mensupları dahil olmak üzere tüm kamu
çalışanları için de geçerlidir.
Madde
16. Yurttaş Girişimleri
- Toplumsal sorunların
çözümüne katkıda bulunmak amacıyla oluşturulan barışçıl yurttaş
girişimlerinin toplu özgürlüklere tanınan anayasal hakları kullanmaları
ve güvencelerinden yararlanır.
Madde
17. Toplantı, Gösteri ve Yürüyüş
Düzenleme Özgürlüğü
- Herkes önceden izin
almaksızın barışçıl toplantı, gösteri ve yürüyüş düzenleme
özgürlüğüne sahiptir.
Madde
18. Grev ve Toplu Sözleşme Hakkı
- Çalışanlar, ekonomik,
sosyal ve siyasal haklarını geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla
toplu sözleşme ve grev yapma hakkına sahiptir.
- Bu hak tüm kamu çalışanları
için de geçerlidir.
- Lokavt suçtur.
Madde
19. Mülkiyet ve Miras Hakkı
- Herkes mülkiyet ve
miras haklarına sahiptir. Belirli bir azınlık grubuna mensubiyet
mağduriyet ya da ayrıcalık nedeni yapılamaz.
- Mülkiyet hakkı toplum
zararına kullanılamaz.
B.
Sosyal ve Ekonomik Haklar
Madde
20. Eğitim ve Öğretim Hakkı
- Temel eğitim zorunlu
ve ücretsizdir.
- Devlet eğitim ve
öğretimin her aşamasında fırsat eşitliği ilkesine ve sosyal adalete
uygun düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür.
- Her yurttaş kendi
anadilinde eğitim alma hakkına sahiptir.
Madde
21. Çocuk Hakları
- Bu anayasada ifade
edilen temel hak ve özgürlükler çocukların da hak ve özgürlükleridir.
- Devlet, çocuğun
bedensel, zihinsel ve sosyal gelişiminin tam ve uyumlu olarak sağlanması
için her türlü özel güvence ve koruma önlemlerini almakla yükümlüdür.
Bu güvence ve koruma önlemleri doğum öncesini de kapsar.
- Kamu veya özel kurum
ve kuruluşlarca çocuklarla ilgili olarak yapılan tüm eylem ve işlemlerde
çocuğun azamî iyiliği gözetilir.
Madde
22. Aile Hakkı
- Aile, eşler arasında
eşitliğe dayanır ve her türlü hukukî, ekonomik ve sosyal korunmadan
yararlanır.
Madde
23. Sağlık Hakkı
- Herkes yaşamını
beden ve ruh sağlığı içinde sürdürme hakkına sahiptir.
- Bu hakkın tam olarak
gerçekleşmesi için devlet;
- Herkesin sürekli,
nitelikli, eşit ve bedelsiz olarak temel sağlık hizmetlerine ulaşabilmesini,
- Ölü doğum oranı
ve çocuk ölümlerinin azaltılmasını,
- Çevre sağlının
her bakımdan iyileştirilmesini,
- Salgınları, yöresel
veya mesleki hastalıkların önlenmesini ve bakımını,
- Tüm yurttaşları
kapsayacak zorunlu genel sağlık sigortasını sağlamakla yükümlüdür.
Madde
24. Çalışma ve Dinlenme Hakkı
- Herkesin, özgürce
seçtiği yada benimsediği bir işte çalışma hakkı vardır.
- Bu hakkın tam olarak
gerçekleşmesi için devlet;
- Tüm çalışanların,
kendilerine ve ailelerine insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi
sağlayabilmesine imkan veren, özellikle eşdeğer işlerde kadınların
erkeklerden daha az olmamak üzere, eşit işe eşit ücret ilkesi ile
ücretlendirildiği adil bir ücret düzenini,
- Küçüklerin, hamile
ve yeni doğum yapmış kadınların, zihinsel ve bedensel engelleri
olanların çalışma koşulları bakımından özel olarak korunmasını,
- Kıdem ve yeterlilik
dışında hiç bir koşula bağlı olmaksızın herkesin işinde eşit
ilerleme fırsatı bulmasını,
- Tüm çalışanlara
işlerine son verilmeden önce uygun bir bildirimin yapılmasını,
- İş güvenliği ve
sağlığının geliştirilmesini sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri
yapar.
- Devlet, işsizlik
veya zihinsel ve bedensel engelleri nedeniyle bu haktan yararlanamayan
yurttaşların asgari yaşam standardına kavuşmasını güvence altına
almakla yükümlüdür.
- Çalışan herkesin
bedensel, ruhsal ve entelektüel bakımdan kendini yeniden üretebilmesi
için dinlenme, boş zamana sahip olma, ücretli olarak dönemsel ve
resmi tatillerden yararlanma hakkı vardır.
Madde
25. Sosyal Güvenlik Hakkı
- Sosyal güvenlikten
yararlanma koşulsuz bir yurttaşlık hakkıdır.
- Sosyal Güvenlikten
yararlanma hakkı sınırlandırılamaz.
- Devlet, sosyal güvenlik
sitemini uluslararası sözleşme ve belgelerdeki standartlara uygun
hale getirmek ve daha da geliştirmek için gerekli önlemleri alır
ve düzenlemeleri yapar.
Madde
26. Çevre Hakkı
- Herkes bedensel, ruhsal
ve entelektüel varlığını özgürce geliştirebileceği bir çevre
içinde yaşama hakkına sahiptir.
- Devlet, doğal ve
kültürel varlıkları korumak, insanlar ile birlikte tüm canlıların
yaşam sürekliliğinin sağlamak üzere gerekli tüm önlemleri almakla
yükümlüdür.
- Kıyılar, göller,
akarsular, sulak alanlar ve ormanlar kamu yararı ve tasarrufu altındadır,
özel mülkiyete konu olamaz.
Madde
27. Barınma Hakkı
- Hiç kimse, insan
onuruna yaraşır biçimde yaşam sürdürebileceği gerekli bir barınaktan
yoksun bırakılamaz.
- Devlet, herkesin,
doğal ve kültürel çevre ile kentsel koşullara uyumlu, sağlıklı
ve güvenli konutlarda yaşayabilmesi için gerekli önlemleri almakla
yükümlüdür.
C.
Siyasi Haklar
Madde
27. Yurttaşlık Hakkı
- Türkiye Cumhuriyeti
yurttaşı bir ananın veya babanın çocuğu olmak, ya da Türkiye
Cumhuriyeti sınırları içerisinde doğmuş olmak, herkese Türkiye
Cumhuriyeti yurttaşı olma hakkını kazandırır.
- Hiçbir yurttaş,
talep etmediği sürece yurttaşlıktan çıkarılamaz.
Madde
28. Dil Özgürlüğü
- Yurttaşlar, özel,
ticari, dini, siyasi yada herhangi bir sosyal faaliyet sırasında anadillerini
özgürce kullanma hakkına sahiptirler.
Madde
29. Seçme, Seçilme ve Siyasî Faaliyette
Bulunma Hakkı
- Seçme yaşı 16,
seçilme yaşı 18 dir.
Madde
30. Siyasî Parti Kurma Özgürlüğü
- Yurttaşlar önceden
izin almaksızın siyasi parti kurma ve üye olma hakkına sahiptir.
- Siyasi partilerin
iç işleyişinde parti içi demokratik kurallar esastır.
- Bu Anayasa’da ifade
edilen temel hak ve özgürlüklere aykırı parti kurulamaz.
Madde
31. Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı
- Herkesin, yapılacak
hizmetin niteliğinin gerektirdiği bilgi, donanım ve yeterlilik haricinde
cinsiyet, cinsel yönelim, ırk, etnik köken, renk, dil, din, mezhep,
yaş, siyasal, diğer kanaatler ve benzeri bir gerekçeyle ayrıma tabi
tutulmaksızın her türlü kamu hizmetinde görev, yetki ve sorumluluk
alabilme hakkı vardır.
Madde
32. Direnme Hakkı
- Bu Anayasa’da yer
alan maddelerden hiçbiri resmi yada sivil herhangi bir kişi, kuruluş
yada topluluğa, burada ifade edilen hak ve özgürlüklerden herhangi
birinin yok edilmesini amaçlayan bir girişim veya eylemde bulunma
hakkını verecek biçimde yorumlanamaz.
- Bu Anayasa’da yer
alan hak ve özgürlüklerden bir kısmını yada tamamını ortadan
kaldırmaya yönelik her türlü girişim ve eyleme karşı yurttaşların
direnme hakkı vardır.
Ana Sayfa
|